Halk Edebiyatı-1

Halk Edebiyatı-1

1- XVI. yüzyılda yaşayan ozan, halk şairlerimiz arasında kavganın ve özgürlüğün sembolü olmuştur. Hep din dışı konularda şiirler söylemiştir. Bolu Beyi'nden babasının intikamını almak üzere dağlara çıkmış, yiğitlik ve iyilikseverliği destanlaşmıştır. Yaşamı hakkında anlatılan hikâyeler, Türk dünyasına yayılan bir destanının doğuşunu hazırlamıştır.
2-Aşağıdakilerden hangisinde tümüyle Halk edebiyatı ürünleri  yer almaktadır?
3- Türk edebiyatının yetiştirdiği en büyük şairlerdendir. Şiirlerinde tasavvufun derin konularını kendine özgü bir üslupla ve sade bir dille işlemiştir. Yazdığı lirik ve doğal şiirleriyle Türkçenin gelişimine büyük katkı sağlamıştır, insanları sevgiye, birlik beraberliğe çağırmıştır. Şairin şiirlerinin yer aldığı Divan'ının yanında, öğütlerinin yer aldığı "Risaletü'n-Nushiye" adlı bir mesnevisi de vardır.
Çark bozulmuş dünya ıslah olmuyor
Ehl-i fukaranın yüzü gülmüyor
Âşık Ruhsatî dediğini bilmiyor
Yazı belli değil hat belli değil

4- Bu dörtlük aşağıdaki halk şiiri ürünlerinin hangisinden alınmıştır?

Bahar gelir, tabiata can gelir
Çağlar pınar, ovalara kan gelir
Yüreklere; sevinç, neşe, şan gelir
Gülleri dirilir Karacoğlan'ın

5- Bu dörtlükle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

17. yüzyılda yaşayan ozan, şiirlerinde en çok doğa, aşk, ayrılık, gurbet, sıla özlemi gibi temaları işlemiştir. Divan şiirine özenmemiş, şiirlerinde sadece Halk edebiyatı nazım şekillerini kullanmıştır. Yalnız hece ölçüsüyle, koşma, semai, varsağılar söylemiştir. Şiirlerinden Toroslarda yaşayan Türkmenler arasında yaşadığı sanılmaktadır.
6. Bu parçada sözü halk ozanı aşağıdakilerden hangisidir?

7- Aşağıdakilerden hangisinde Halk şiiriyle ilgili olarak bir bilgi yanlışı vardır?

Bağa gittim bağlama
Kara gözlüm ağlama
Ben buralı değilim
Bana gönül bağlama

8- Bu dörtlüğün nazım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

9- Aşağıdakilerden hangisi halk şiirinin özelliklerinden biri değildir?

10-Âşık edebiyatında yüzyıllar boyu yaşatılan geleneklerin en önemlilerinden biri de usta-çırak geleneğidir. Âşıklar genellikle bir usta aşığın yanında onun çırağı olarak yetenekleri ölçüsünde olgunlaşırlar. Gelenek gereği icracılık ve aşığın şairlikteki ustalığı için üstad da denilen bir âşığın yanında ders almaları gerekmektedir. Genç aşığın ustasının yanında çok büyük bir sabır göstermesi gerekmektedir. Sabrın sonunda çırak ustasının hayır duasını alarak tek başına halk önüne çıkma iznine kavuşur.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

11- "İlahi" nazım biçimi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.